1 Mayıs 2026 Cuma

Aydınlar, Fenerbahçe’yi “Aydınlatma”ya Resmen Talip!

(Bu yazı 22 Ekim 2013’te milliyet.com.tr ve Milliyet Blog’da yayımlandı. İlkinde yok.) 

Fenerbahçe’de sular iyice ısınıyor.

Gözler, 2 Kasım’da yapılacak genel kurula çevrildi.

Aziz Yıldırım aday olacak mı?

Aziz Yıldırım’ın karşısına çıkacak, onu zorlayacak aday kim olacak/tı?

Eski TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, en güçlü aday gözüküyor/du. Öyle olduğu da dün, Aydınlar’ın ağzından gerçeklik kazandı.

Aziz Yıldırım: “Sözüm sanadır Aydınlar, asla Fenerbahçe başkanı olamayacaksın!”

(Bu yazı 14 Şubat 2012'de  Milliyet Blog'da yayımlandı.) 


Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, avukatları aracılığıyla çok önemli bir açıklama yaptı. Açıklama, gönlünden Fenerbahçe başkanlığı geçen eski TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’la ilgili. Aziz Yıldırım, Silivri’deki duruşmaya verilen aradan yararlanarak basın mensuplarıyla söyleşmiş, bugün ya da yarın kulübün internet sitesinde önemli açıklamalar yapacağını söylemişti.

Aziz Yıldırım’dan beklenen ilk açıklama akşam saatlerinde geldi.


”İnsanların asıl yüzlerini görebilmek için en doğru zaman en doğru yermiş burası" dediği açıklamasında "Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe’nin bağını koparıp, Fenerbahçe’yi ele geçirme operasyonunu kimlerin yürüttüğü artık açıkça ortadadır…” dedi.


4 Nisan 2026 Cumartesi

4 NİSAN ÜZERİNE YAZILAR

 

 4 Nisan 2015'ten 4 Nisan 2026'ya...

Futbolcuları, teknik ekibi taşıyan Fenerbahçe otobüsüne silahlı saldırı üzerinden 9 yıl geçti.

Katliam girişimi hâlâ karanlıkta!

Hâlâ faili meçhul!

Çağrı adresleri doğruydu, ama çağrıları duyan olmadı.

Çağrıların yönü değişmeli artık.

25 Ekim 2025 Cumartesi

Devlet Baba, vergisini ödeyen Fenerbahçe’yi niye “işgalci” yaptı?

 Devlet Baba, babaların babasıdır. Böyle olunca da biçarenin, haksızlığa uğradığını düşüneni   sığındığı limandır. Bu limanda devletin gücünü elinde tutana, “baba” diye sarılan çoktur. Çünkü ele sarılan, tarihten gelen bir alışkanlıkla, devletin “kötü”, “art niyetli” olamayacağını düşünür.


Devlet, yurttaşını ezmez; ezene de izin vermez!


Gerçekten böyle mi?


Dün de değildi, bugün de değil; gidiş o ki, yarın da olmayacak! “Baba”, ama “iki yüzlü” bir baba. Böyle olunca da “öz evlat”, “üvey evlat” çıkıyor karşımıza.


“Muamele”ler, Devlet Baba geleneğine hiç yakışmıyor.

Aziz Yıldırım, arazi alıyor; Ünal Aysal, satamadım diye gidiyor!

 Karşılaştırma yapmanın yolları bellidir.

Anlatıcı; benzerlik, karşıtlıklardan yararlanır ya da “ilişki kurma” yolunu seçer. Bunu yaparken de “mantıklı” olmak başta gelir. Yoksa karşılaştırma, öne çıkarılması gerekeni değil, geride kalanı kurtarma amacına yönelik olur.


“Doğal” ile “yapay”ı dengelemek, “koruma”, “kollama” amaçlıdır.


Örnek mi?


Bir futbol sitesinde, futbol söyleşileri havasında, fotoğraflarla süslenen iki cümle:

İhale tamam, tapu ne zaman?

 Fenerbahçe, “kolej arazisi”ni yüksek bir bedelle, 70 milyon TL’ye aldı.

Neyse, dalıp gitmeyelim, sorularla yola devam edelim.


Sorular bizden; yanıtlar, “Satış Şartnamesi”nden...


*****


“İhale”yi kazanmak yetiyor mu?


Yetmiyor, çünkü:


“İhale komisyonu, gerekçesini kararda belirtmek suretiyle ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. Komisyonların ihaleyi yapmama kararına itiraz edilemez.” (Madde 6)


18 Temmuz 2025 Cuma

Tatmin Oldum (Dünyanın En Kısa Oyunu)

(Derinden bir ses gelir: “YGS’de şifre var”.

Ses, dalga dalga yayılır, yükselir, koro ... 

Ayak sesleri... 

Fonda ÖSYM yazısı... 

Bir kürsü, üstünde mikrofonlar...)


ÖSYM BAŞKANI (Telaşlı, elleriyle bir şey arar, kâğıt hışırtıları, kameralara alışık olmadığı görülür, konuşurken önüne bakar):

Şifre yok, rahat olun!

(Su içer)

23 Şubat 2025 Pazar

Galatasaray, Niye Yabancı Orta Hakem İstemiyor?

Adı çıkmışların yüzünden hakemlerimiz güvenilmezler listesinde başlarda.

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, hakemleri yola getirmek için kanatlarının altına almış, onlara güvenini dile getirmişti:


”600 sene dünyayı yönetmiş milletin evlatlarıyız. Şimdi evlatlarımıza güvenmeyeceğiz de yabancıya mı güveneceğiz?"


Ama İbrahim Bey, gördü ki “hamasi” yaklaşım, “adil” olmayı sağlamıyor. Göz göre göre takım, futbolcu kayırmalar sürüp gidiyor. Hele VAR’ın var olması gereken yerde yok, yok olması gereken yerde var olması…

15 Aralık 2024 Pazar

Futbol Üzerine Çeşitlemeler

    Teknik direktör, romancı gibidir. Romancı, kahramanlarını okurun karşısına nasıl çıkarırsa, o da, futbolcularını seyircinin karşısına öyle çıkarır.  İkisinde de “en iyisi”ni sunma çabası vardır.

    Roman okuru ile futbol seyircisi arasında da bir benzerlik vardır. İkisi de “katkıda bulunma”yı çok sever. Roman okuru, romancının gözden kaçırdığını sandıklarını kendine göre saptar, gönlünce yorumlar. Kimse tutamaz onu; çünkü romancının elinden çıkan roman, okurun malıdır artık.       

20 Temmuz 2024 Cumartesi

Trabzonspor'da Değişen Ne? (“Kupa da Kupa”dan “Kupa Anıtı”na Gelmek!)

(Bu yazı 29 Mayıs 2013'te yazıldı; milliyet.com.tr ve Milliyet Blog'da yayımlandı. İlkinde yok.)

“Trabzonspor başkanı konuşmaz icraat yapar.

Biz zamanında yeteri kadar konuştuk; artık

susma, icraat yapma zamanımız geldi.”


Sıranın “susma”ya, yani “icraat”a gelmiş olması, iki durumu anlatır:

Bugüne kadar çok konuştuk, bir şey elde edemedik.

Artık, boşa nefes tüketmeyecek, iş yapacağız.

Trabzonspor’un çiçeği burnunda başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun girişe aldığımız iki cümlesi, eski yönetime “ince” bir eleştiridir.

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Neye Baksa, Nereye Gitse, Her Yerde Aziz Yıldırım!

 (Bu yazı, 06 Mart 2014'te milliyet.com.tr ve Milliyet Blog'da yayımlandı. İlkinde yok, ikincisinde var.)


Geceleri uyku tutmuyordu gözleri.

Yine de geceler bitmesin, gün doğmasın istiyordu. Çünkü karanlık, bir yandan ürkütüyordu, bir yandan da güç veriyordu. Gece, karanlık, hiç değilse aydınlıkta görülenleri gizliyordu. İkilemde kalsa da, tercihi, geceden, karanlıktan yanaydı.

Gözleri kapanmaya görsün, acayip acayip düşlere dalıyordu. Soluğu kesiliyor, bir an gözleri açılsın, uykusu dağılsın istiyordu.

Ama istemekle olmuyordu.