“Büyükler”in maçı varsa, maç öncesi ve sonrası ortalık şenlenir.
Önce gerilim, sonra boşalma!
Bu arada parsayı toplayanın, maç öncesi söylemlerin tersi bir tutum içine girilse de, gelen 3 puanın ya da “kupa”nın coşkusuyla, olumsuzlukları rafa kaldırılır.
Rakip haksızlığa uğraşım, doğranmış; sözgelimi Fenerbahçe-Beşiktaş maçı öncesinde olduğu gibi, Fenerbahçe "yalan"a sarılan ve arka çıkanlarca “ciddiye alınmamış”, yalnız (!) bırakılmış, kimin umurunda?
“Ciddiye alınmayan”, “yalan” (iftira da diyebiliriz) üzerinden gidilerek yalnızlaştırılanın bunda hiç payı yok mu?
Böyle soruların yanıtı sorunun içindedir, KDV’si içinde gibi…