Koltukta otururken başka, koltuktan düşünce başka…
İlkinde, “kurumsal kimlik” temsil edildiği için, gerçeklerin dile getirilmesini ve gereğinin yapılmasını “kusur” saymak…
İkincisinde, sorumluluktan kurtulunduğu için, ilkinde gereği yapılmayanları şimdi söyleyince, “Suç bende değil”e sığınılarak, “hedef” göstermek…
Bu iki tavrın “bize özgü” olması, sonuçta, sorumluluğunu yerine getirmeyene, “açık sözlü” diye hoşgörüyle bakılmasının sağlanması…